Dünden bugüne, bugünden yarına. Kim değildik şimdi kendimizi tanımlarken söz etmediğimiz? “İdeal” kavramının akışkanlığının farkındalığını sindirmiş biri olarak soruyorum: Neyi normalleştirmeli? “Başka” olmak, şimdiye değin inşa ettiğin “sen” için ihanet midir? Ne düşünmeli? Yeni koşullar, senin yeni dünyan ve dolayısıyla yaşamış/yaşayacak olduğun adaptasyon mu meşru? Kendi sınırlarını ihlal eden bir kişi bir devrimci, cesur bir kahraman mıdır yoksa kınanması gereken bir zavallı mı?
Sormayı seviyorum. Bu zamana dek omzunda gururlanarak taşıdığın o inançlar, yargılar, değerler bir gün eski yerinde olmazlarsa hissedilmesi gereken şey nedir? Muhteşem bir boşluk? Görkemli bir yalnızlık belki? Neyi/kimi savunmalı? Her ne koşulla karşılaşırsa karşılaşsın çektiği güçlü kalkanıyla tüm “ötekilere” karşı koyan, davasının peşinden ayrılmayan o muhafazakarı mı? Hayattaki birbirinden çokça zıt ve uzak anlara, farklı yükselen seslere karşı kulak kabartma gerekliliğini savunan duyarlıyı mı? Mülkiyet kavramı ile henüz tanışmamış bir toplumda yaşar iken hırsızlık gayrimeşru sayılır mıydı? Belli zaferlere ulaşmanın ancak kan dökerek gerçekleşebileceğinin düşünüldüğü senaryolarda cinayet ancak hedefe giden yoldaki bir araç olarak kabul görebilir mi?
Şuurumuzla nitelik yüklediğimiz her “şey” mağara alegorisinde olduğu gibi sadece yaşamımızın duvarlarında yansımalarına denk geldiğimiz gölgelerden ibaret olabilir mi? Yansıyanları değil de bizzat duvarın ardındakileri gördüğümüzde onların “gerçekliği” hakkında fevkalade bir iç rahatlığı ile artık kesin hükümlerde bulunabiliyor olur muyuz? Evrimin yalnızca canlı türlerinin biçimselliğinin neydi ne oldusunu anlatmaktan daha öte bir kavram olduğu konusunda hemfikir miyiz? Bu olgu üzerinde düşünmek çok keyifli. Şahsen yarın aynı kişi olmayacağım. Bu kendime ihanet olacaktır. Özellikle bilişsel atavizmi yıkmalı. Hep yeniden inşa etmeli. Asıl ihanetin bu yaratımın gücünün hafife alınmasında yattığı kanısındayım nitekim yarın da yanımda taşımak isteyeceğim yegane düşüncemin de bu olmasını dilerim.
